MaceraPerestler

ilkerteksan

30

Eyl
2015

İlker Tekşan

Posted By : SERDAR DOBUR/ 119

Macera Otobüsü 11 – 31 Ağustos 2015 Gençler

#BizlerGençler #BizlerAvrupaya

İki yıl önce ilk hayalini, ilk düşüncesini kurmuştuk. 

Hadi işe gireyim, “ fotoğraf makinesi alayım bir yerden başlayalım” dedik. Çok iyi ve temiz kalpli insanlarla karşılaştım, makineyi aldım, kredi kartlarını kapattım ve çıktım. Her anlamıyla çok anlayışlı müdürle ve yöneticilerle tanışmıştım. Özel günlerde, bayramlarda vs.. Destek personel olarak her zaman ilk kadrodan sağlam yerimizi, gün sayımızı aldık. Öyle böyle çalışarak, harçlıktan biriktirerek ve boğazdan da kısarak ve yetmediği yerde enişteden tam destekle işin içinden çıkabildik.  Meslek sahibi olunca zaten yaparsın ama öğrenci olarak yapabilme ihtimalini sevmiştim.

Çok şükür ki ilk büyük hayallerimden birini gerçekleştirmeye az kalmıştı. Hayatında bir çok kez uzun yolculuk yapmıştım ama 20 günlük otobüs yolculuğu ilk defa olacaktı. Farklı ve eşsiz bir deneyim olacağı belliydi. 20 günde 8100 km ülke ve şehirlerarası, 2000 km şehir içi ve günde ortalama 20 km yürüme – gezi mesafesinden toplam 400 km olmak üzere 10500 km yol alarak 15 ülke 20 şehir görme fırsatı yakaladım.

 

Peki macera otobüsü nasıl mı geçti, neler mi yaptık ? Hadi başlayalım..

 ilkerteksan2

15 ülke görme fırsatı yakalayarak sabah kahvaltıyı bir ülke de yapıp öğle ya da akşam yemeğini başka bir ülkede yeme fırsatı yakaladık. Hayatında belki de birkaç kez bineceğimiz uluslararası gemide kabinli odada deniz manzaralı odada seyahat etmek kaç defa başımıza gelir ki ? 


Vatikan da hristiyanların şükran gününe denk gelip papanın pencereden çıkıp konuşmasını dinlemek kaç kişiye nasip olur?   Büyük ayinlerine katılıp rahibeye aşık olan kaç tane arkadaşınız olabilir. Peki bunun 20 günlük otobüs teki goy goy muhabbetini de paha biçilemezdi. Roma’nın o eşsiz tarihi mükemmel şehriyle büyülenirler gün boyu yürüdügümuz 46 km yol yorgunluğunu unutmak. Sokak şakalarına yakalanıp yerinden ziplamak..

 

Pariste 600 euro kredi kartı bloka ederek riske girip 1.50 euroya bisiklet kiralamak.. Gece otobuse yetişmek, geç kalmamak için yaşadığımız adrenalin.. Venedik te kaç tane arkadaşınız kanala düşmüştür ki ?  Floransa da kaç kişi sokak sanatçılarından charlie chaplin gösterisini izleme fırsatı yakalamıştır.

Pisa kulesinin önünde bim poşetiyle fotoğraf çekilebilmek için yağmurun altında şekilden şekilde girmiştir. Dünyanın sayılı zengin ülkeleri olan Monako da monte Carlo şehrinde otostop tarzında eğlence yapmak.. Otellerde arkadaşınız odaları karıştırıp yabancı ülkelerdeki vatandaşlarının odalarına girmesi ve koşarak çıkması..

 

Yunanistan’ın İgoumenitsa şehrinde Adriyatik te, Fransa da nice da ve İspanya Barcelona da  denize girmek.. Avrupa’nın bir çok yerinde bisiklet kiralayıp şehri gezmek. Brüksel de waffle yemek, karl max victor Hugo’nun evini görmek.  Brugge un o “ masal şehrinin ” çikolata kokan, rengârenk bisküvi andıran sakin sokaklarında dolaşmak ve şehrin büyüsüne kapılmak…

ilkerteksan3Hollanda’nın Amsterdam şehrinde o meşhur “ I am amsterdam” yazısında harflerin üstüne çıkıp şekilden şekille girenler ( Bizlerde dahil. giden her türkün ağzında şu cümle dolanır . “ ot var sigara var kek var ” .  Yasal olmakla beraber küçük bir markette de bile bulabiliyorsunuz. Tuhaf ama gerçek

Berlin de içecek almaya diye çıkıp iş bulabiliyorsunuz. Ankara’nın bağları mı oynanır deyip roma Berlin ve Prag’da gecenin sonu oyun havalarıyla başlayıp Ankara’nın bağlarına bağlanması. Hatta bazen rap ile başladığı bile oluyor.     Prag’da bağıra çağıra şarkı söylerken ( polis geliyor çök çök bize gelmiyormuş devaamm)

Slovakya da Bratislava da o tost olayı.. İşi ticarete dökmek  tabi ki sonunda kendime kalması..     Viyana da tuna nehrini bisikletle dolaşıp şehir turu yapıp yolun ortasından gecen bisiklet yolunda arabaların sana sinyal vermesi ve kendini değerli hissetmen… Viyana da gece metronun bitmesiyle Mercedeslerle Türk taksicilerin olduğu 7 kişilik taksilerle otele dönmek..
Budapeşte’nin büyüleyici gece güzelliği karşısında chain bridge dediğimiz zincirli köprüde buda kısmını izleyerek şarkı söyleyerek geceyi geçirmek… Belgrad ta polislerin kendi dilleri dışında İngilizce konuşması, Sırpları sevmemize rağmen biz söylemeden bizlere yardımcı olmaya çalışması…


Macera otobüsüyle gezi hariç neler mi yaptık?

Hiç tanımadığımız insanlarla 20 gün geçirip gün geçtikçe yıllardır arkadaş olduğumuzu hissettik. Bir koltukta kaç farklı şekilde uyuyabilmeyi denedik. Bazen farklı farklı ağrılarla uyanıp bunlarla sabah kahvaltı da dalga geçerek neşelenmeyi öğrendik. Yorulmamıza rağmen otobüsün koridorun da o bitmeyen grup dinamiğiyle, enerjiyle halay çekmeyi düğün havasına çevirmeyi başardık. Otobüsün içini konservelerimizi, kumpanyalarımızı paylaştığımız mutfağa cevirdik..

ilkerteksan4Uykusuzluk ve yorgunluk içinde  de yeri geldi otobüsü disko havasına bürüdük. Açıktım dediğinizde otobüsün en önünden başlayarak toplamak neymiş yaşadık. (Neeyy pringes mi almış ) Kilometrelerce yol yürüyüp “ geldik de şunu da yapalım şuraya da gidelim” deyip vazgeçmeden yola devam ettik. Uykusuz ve yorgunluk tan şikayet edip otele gittiğimizde bile dışarı çıkıp şehir merkezinde sabahlara kadar eğlenmektir.
” Ve tüm yorgunluğa rağmen bittikten sonra “ yine olsa yine giderim hadi ne zaman başlıyoruz  ” demekti macera otobüsü.

Yolda olmanın, keşfetmenin , öğrenmenin, öğrenirken gülmenin yalın halidir macera otobüsü… Bu yolculukta emeği gecen, musmutlu kılan, seven ve sevdiren herkese teşekkürler.. iyi ki hayatlarımız bu yolculukta bazı insanlarla kesişmiş ve iyi ki sizleri tanımışım.

Macera Otobüsü ekibi olarak öncelikle organizatörüm ve projenin ana beyni olan Serdar Dobur ve proje ekibine tüm emekleri ve çabaları için tekrardan teşekkürler 🙂

Not: Macera otobüsünden bize kalacak cümle ‘’ arkadaşlar toplu fotoğraf alalım ‘’ 🙂

Her gencin bir defa olsa bu eşsiz deneyimi yaşaması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden yeni yerler görmek, kültürler tanımak, yeni tatlar denemek, başka milletlerin sevincini ya da hüznünü hissetmek duasına tanık olmak merakla, heyecanla keşfetmek, duyguları uç noktalarda her defasında ilkmiş gibi yaşamak bunların hepsini böyle bir macerada yaşayabilirsiniz.

 

Kesinlikle dolabınızda yeterli miktarda kıyafet olacaktır. Kıyafet almayın gidin macera otobüsüne bilet alın.

 

İlker Tekşan

Administrator